Türkiye Gezi Rehberi

Türkiye, zengin tarihi mirasa sahip ülkelerden biridir. Bunun yanında doğal güzellikleriyle de görülmeye değer yerlerdendir. Turizm sektöründe birçok kategorinin iç içe bulunduğu ülkelerden biri Türkiye’dir. Bu özelliğini geçmişten günümüze devam ettirebilmiştir. Turizm nedir diye açıklamak gerekirse insanların çeşitli amaçlarla yaptıkları geziler ve ilişkilerdir. Turizm ülkeye hareketlilik ve gelir getirdiği için günümüzde önemli bir ekonomik sektör haline gelmiştir. Turizm dünyada en hızlı büyüyen ve gelişimi hiç bitmeyen bir sektördür. Dünya ülkelerinin çoğunda turizm tek yönlüdür. Bu ülkeler turizm kategorilerinden birini ya da birkaçını barındırırlar. Türkiye’deki turizm sektörü ise çok yönlü ilerlemektedir. Çeşitli turizm kategorilerini barındırmasıyla en çok turist çeken yerler arasındadır. 

Türkiye’nin Turizm Çeşitleri
Turizmin kategorileşmesinde insanların istek, ihtiyaç ya da amaçları etkili olmuştur. Bunları karşılayabilmek için turizm çeşitlenmiştir. Turizmin tüketimi ortak ya da kişisel olabilir. Grup katılımı ile olanlar kitle turizmi, bireysel tüketim ile olanlar alternatif turizmdir. Alternatif turizm; yeşil turizm, soft turizm, eko turizm olarak da bilinmektedir. 

Sağlık Turizmi
Sağlık turizmi; medikal turizm, termal turizm ve ileri yaş- engelli turizm bileşenlerinden oluşur. Bunların içerisinde en yoğun kullanılan ve en çok tercih edilen termal turizmdir. İnsan sağlığın korunmasında doğal kaynakların kullanımı fazladır. Türkiye, jeotermal kaynak zenginliği fazla olan bir ülkedir. Kaplıca ve hamamları ile doğal kaynak suları etkili kullanılır. Buralar hem tedavi hem de eğlence amaçlı tercih edilir. Termal turizm, fizik tedavi ve rehabilitasyon, egzersiz, psikoterapi gibi destek tedaviler ile bütünleşmiş ve sağlık sektöründe vazgeçilmez hale gelmiştir. 

Türkiye’de Ki Kaplıcalar
Türkiye’nin 17 ilinde toplamda 42 adet kaplıca alanı bulunur. Bu alanlar genel olarak konaklamalıdır. Türkiye’nin termal kaplıcalarının en bilinenler hakkında biraz bilgi verelim. Bu sıcak su kaynakları, yoğun olarak ülkenin orta ve batı bölgelerinde yer alır. Afyon, kaplıca denilince ilk akla gelen şehir olma özelliği taşımaktadır. Afyon Sandıklı Kaplıcası termal kaynakların en ünlüsüdür. Ayrıca termal suların en şifalısı olarak bilinir. Felç, deri hastalıkları, farenjit başta olmak üzere birçok hastalık için şifa olmaktadır. Bu kaplıcanın iyileştirici çamur banyoları ve gençlik, güzellik iksiri olarak bilinen suyu gittikçe daha da ünlenmesini sağlamıştır. Şifalı suları olan kaplıcalara örnek vermek gerekirse en bilinenlerinden bir diğeri, bulunduğu bölgede termal turizm merkezi seçilen Bolu Karacasu Kaplıcaları’dır. Birçok iyileştirici özelliği bulunan kaplıcanın suyu içilebilmektedir. Balıkesir Gönen Kaplıcası ve Ankara Kızılcahamam Kaplıcası suları da içilebilen kaplıca sularındandır. Suyu astıma en iyi gelen kaplıca ise Yalova Armutlu Kaplıcası’dır. Radyoaktivitesi yüksek kaplıcalar arasında yer alır. Denizli’de yer alan Karahayıt Kaplıcası ve Pamukkale Travertenleri farklı karstik yapıları ile dikkat çekerler. Aynı şekilde çeşitli hastalıklar için şifa olma özelliği taşırlar. Kaplıcalar arasında çok eski tarihe dayanan kaplıca ve suyunun yanında doğasının da mükemmel olduğu kaplıca Bursa Oylat Kaplıcası’dır. Kaplıca çevresinde bulunan Oylat Şelalesi ve Oylat Mağarası’da kaplıcaya gelenlerin görmeyi ihmal etmediği yerlerdendir. 

Kültür Turizmi
Turizmin en kapsamlı ve en yoğun kategorisi kültür turizmidir. Türkiye’nin neredeyse her bölgesinde çeşitli uygarlıkların izleri bulunmaktadır. Bu izler Türkiye’de tarihsel kültür varlıklarının temelidir. Kültür turizmi, hem geçmişteki tarihleri hem de günümüzdeki günceli kapsar. Antik kentler, müzeler, ören yerleri, anıtsal ve dinsel yapılar, kırsal ve kentsel mimariler, kaleler, milli parklar, mezarlar ve türbeler, arkeolojik çalışmalar, sanat eserleri, sergiler, konserler, festivaller vs. kültür turizmini etkiler. Türkiye’yi sembolize eden turizm unsurları çok çeşitlidir. 

Anlatmaya Türkiye’nin antik kentlerinden başlayalım. Antik kent denildiğinde ilk akla gelen yer Efes Antik Kenti’dir. İzmir’in Selçuk ilçesi içinde yer alır.  Efes, Asya eyaletinin başkenti ve döneminin en büyük liman kenti olarak bilinir. Ayrıca Efes Antik Kenti’nde bulunan Artemis Tapınağı dünyanın yedi harikasından biridir. Bir diğer antik kent, Aizania Antik Kenti’dir. Kütahya’nın Çavdarhisar ilçesindedir. Burada Anadolu’nun en iyi korunan tapınağı vardır. Bizans Dönemi’nde de piskoposluk merkezi olmuş bir yerdir. Magnesia Antik Kenti ise Aydın’ın Tekin Köy sınırlarındadır. Buradan çıkarılan eserler, hem İstanbul hem de Paris ve Berlin müzelerinde sergilenmektedir. Gaziantep’ in Nizip ilçesindeki Zeugma Antik Kenti de Çingene Kızı mozaiği ile ünlenmiştir. Roma Dönemi’nden kalma çokça mozaik vardır ve Zeugma Mozaik Müzesi’nde sergilenmektedir. Kaya Mezarları ile ünlü olan yer ise Myra Antik Kenti’dir. Antalya’nın Demre ilçesinde bulunur. Günümüze kadar sağlam olarak gelebilmiş ihtişamlı bir tiyatrosu vardır. Bu tiyatro, dağın yamacında kayalara oyularak yapılmıştır. Denizli’de bulunan Hierapolis Antik Kenti ise Pamukkale Travertenleri yakınındadır. Tedavi için kullanılan travertenlerin suyu sayesinde bu antik kent de ziyaretçi kazanmıştır. Kars’ta yer alan Ani Antik Kenti ise İpek Yolu’nda bulunan ve bağlantı görevi gören bir kenttir. Burada cami, kilise ve katedral gibi yapılar bir arada bulunur. Kültürel ve dini motifleri ile de öneme sahip yerlerden biridir. Göbeklitepe olarak bilinen yer ise bir antik kent değildir fakat kentlere öncülük sağlamış toplanma yeridir. Tarihi değiştiren özelliği ile görülmesi gereken yerlerdendir. Türkiye’ye gelindiğinde buralar gibi görülmesi gereken birçok antik kent, ören yeri ve anıtsal alanlar mevcuttur.

Türkiye’de Milli Parklar
Kültürel kaynak değerlerinin korunması ve turizm alanı olarak değerlendirilmesi ile milli parklar oluşturulmuştur. Milli parklar nadir bulunan tabiat özelliklerine sahip olurlar. Türkiye’de 44 milli park bulunur. Bolu Yedigöller Milli Park’ı bunlar arasında en bilinenidir. İçinde küçüklü büyüklü 7 adet göl vardır. Kampçılar ve fotoğrafçılar tarafından sürekli ziyaret edilen bir yerdir. Türkiye’nin ilan edilen ilk milli parkı ise Yozgat Çamlık Milli Parkı’dır. Dört tarafı yeşillikle çevrili gölü ile görülmesi gereken milli parklardandır. 

Diğer görülmesi gereken milli parklar şu şekildedir;
-Ankara Soğuksu Milli Parkı 
-Balıkesir Kuş Cenneti Milli Parkı
-Bursa Uludağ Milli Parkı 
-Manisa Spil Dağı Milli Parkı
-Antalya Köprülü Kanyon Milli Parkı 
-Adıyaman Nemrut Dağı Milli Parkı
-Artvin Hatila Vadisi Milli Parkı
-Muğla Saklıkent Milli Parkı 

Türkiye’de Bulunan Sanat Galerileri
Kültür turizmini etkileyen alanlardan diğeri sanat ve müziktir. Sergiler, sanat galerileri, konserler ve festivaller kültür turizmi için önemlidir. Sanat galerileri ve sergiler genelde İstanbul’da bulunur. Bunlardan en büyükleri ve içinde en fazla eser bulunduranlardan biri Galeri Nev’dir. İlk olarak bir tane Ankara’da açılmış, sonrasında da İstanbul’da bir tane açılmıştır. Bu galeri, birçok alanda Türkiye’yi temsil etmiş bir yerdir. Diğer önde gelen sanat galerilerinden biri Maçka Sanat Galerisi’dir. Burada şimdiye kadar toplamda 175 kişisel ve karma sanat sergisi sunulmuştur. Yapı Kredi Kazım Taşkent Sanat Galerisi ise 54 yıldır kesintisiz hizmet sunmasıyla, Türkiye’de önemli bir yere sahiptir. Galeri Baraz da çok özel eserlere sahip olmasıyla öne çıkmaktadır. Pek çok yayın yapan bu galeri, dünya çapında kullanılabilir bir katalog da çıkarmıştır. Müzik kategorisine geçtiğimizde, bunun için çeşitli konser alanları ve mekânlar vardır. Bunların en ünlüsü İstanbul’da bulunan Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Tiyatrosu’dur. Burası şehrin göbeğinde bulunan ve sistem olarak çok iyi olan bir yerdir. Müziğin önemli yerli ve yabancı temsilcilerinin konserlerinin yapıldığı, festivallerin düzenlendiği işlek yerlerin başında gelmektedir. Harbiye Açıkhava’da bulunan atmosfer diğerlerinden çok daha ihtişamlıdır.

Yaz Turizmi
Deniz-kum-güneş üçlüsüyle Türkiye’de çok fazla talep edilen turizmlerdendir. Türkiye, mavi bayrak sıralamasında üçüncüdür. Toplam 454 mavi bayraklı denizi bulunmaktadır. Yaz turizminin en çok gelişmiş olduğu yerler Muğla, Antalya, Aydın ve İzmir’dir. Deniz, kumsal ve kıyılarının yanında doğal ve tarihi güzellikleri de bu illerin yaz turizminde önemini arttırmıştır. Genel olarak Ege ve Akdeniz Bölgesi’nin her yerinde yaz turizmi ileri seviyededir. Buralarda bulunan 22 marina ile yat turizmi konusunda dünyada yedinci sırada Türkiye yer alır. Yüzmenin yanında yat turları, su ve kumsal sporları aktiviteleri de yapılabilir. 

Yaz turizmi için en çok bilinen ve gidilen yerlerden ilki Antalya’dır. Her türlü imkânı ziyaretçilere sunar. Antalya’da tercih edilebilecek plaj ve koylar konusundan bahsedelim. Türkiye’nin en uzun kumsalına sahip Patara Plajı, Kaş ilçesindedir. Sahilin yanında Patara Antik Kenti bulunur. Ayrıca kumsal caretta carettaların yumurtlama alanı olduğu için büyük bir hassasiyetle korunmaktadır. Kaş-Kalkan yolu üzerindeki Kaputaş Plajı ise Türkiye’nin en iyi plajlarındandır. Kanyon ağzında yer alan bu plaja varabilmek için 187 basamağı inmek gerekir. Denizinin rengi ve sahilinin kumuyla mutlaka görülmesi gereken plajlar arasındadır. Muğla’da en çok tercih edilen ve sevilen plajlardan biri İstuzu Plajı’dır. Caretta carettalarıyla bilinen bir diğer plaj burasıdır. Yumurtlama zamanlarında bölgede zaman kısıtlaması bulunmaktadır. Altın sarısı kumu ve eşsiz atmosferiyle görülmesi gerekir. Göcek’te bulunan Sarsala Koyu ise mavi yolculuk yapanların mutlaka uğradığı bir yerdir. Buraya hem tekneyle hem de köy yolundan gelinebilir. Sakin ortamı ve dalgasız deniziyle aileler de tercih eder. Bu ve bunun gibi Türkiye’de birçok koy ve plaj bulunur. Hepsi birbirinden güzeldir ve hepsinin kendine ait özellikleri vardır.

Gidebileceklerinizden bazılarını buraya koyalım;
-Kleopatra Koyu, Çeşme-İzmir
-Faralya Koyu, Fethiye-Muğla
-Palamutbükü, Datça-Muğla
-Sığ Liman, Selimiye-Muğla
-Yahşi Plajı, Bodrum-Muğla
-Akvaryum Koyu, Bozcaada-Çanakkale
-Kalem Adası, Dikili-İzmir
-Altınkum, Didim-Aydın

Kış Turizmi
Yaz aylarında denizin, güneşlenmenin, sahilin tadını çıkaranlar; kışın da kayak merkezinde kayak, snowboard, kar motoru ve kızakla eğlencenin tadına varmak, termal tesislerde de sıcak suyun tadını çıkarmak isterler. Türkiye’nin mevsim çeşitliliği, yaz turizmi kadar kış turizminin de ön plana çıkmasına olanak sağlar. 
Kış turizmi için Türkiye’de gidilebilecek yerler nerelermiş gelin beraber göz atalım. Uludağ, Marmara Bölgesi’nin Bursa ili sınırları içerisinde bulunmaktadır. 2.543 m yüksekliğe sahiptir. Marmara bölgesinin en yüksek dağı ve Türkiye’nin en büyük kayak merkezi niteliğindedir. Kış turizminin gözdesi olan Uludağ, karın uzun süre dağda kalması nedeniyle yılın büyük bir kısmında yerli ve yabancı turistlere ev sahipliği yapıyor. Uludağ’da ne yapılır sorusuna cevap verecek olursak; kayak, snowboard, hiking, kite, trekking,  uluslararası yapılan  festivallere katılım, konser, parti  ve sanat etkinliği, kızak ve kar motoru ile etkinlik, milli parkta yürüyüş yapabilirsiniz.  Uludağ’a gitmek için Bursa otogardan kalkan servisleri ya da kiralık araçları kullanabilirsiniz. Uludağ kayak merkezi konaklama olarak çok geniş imkanlar sunmaktadır. Çeşitli konaklama seçenekleri de bulunmaktadır.

Bozdağ ise Ege Bölgesi’nde yer almaktadır. Ege Bölgesi’nin Uludağı olarak da bilinir. Bozdağ 1.135 m yüksekliğe sahiptir. Bozdağ bulunduğu coğrafik konum açısından ormanlık ve mesire alanlarda yerli ve yabancı turistlere piknik yapma imkânı sunmaktadır. Yamaç paraşütü için tercih edilen yerler arasındadır. Hem yaz hem kış aylarında yerli ve yabancı turist ağırlayan Bozdağ’da kayak, iklimi nedeniyle geç başlayıp erken bitmektedir. Bu yüzden karın en verimli ve yüksek seviyede olduğu aralık ve mart ayları tercih edilebilir. Şubat ayında da geleneksel olarak Dağcılık Şenlikleri yapılmaktadır.
2.635 m yüksekliğe sahip Davraz Dağı; Isparta ovası, Kovada ve Eğirdir Gölü üzerinde yer alır. Davraz Dağı bulunduğu konumu, kolay ulaşılabilirliği ve kaliteli tesis imkânı sayesinde çevre illerden ziyaretçi akımına uğramaktadır. Davraz’da kar motoru ile gezi, salıncağa binme, spa, zipline, bowling, kapalı havuzda yüzme gibi etkinlikler yapılır. Her bütçeye uygun konaklama imkânı sunmaktadır.

Gastronomi Turizmi
Türkiye gastronomi turizmi açısından da zengindir. Coğrafi bölgelerinin çokluğu ve ülkenin köklü geçmişi sayesinde zengin bir mutfağa sahip olan Türkiye, bu turizm alanında da yerini tescillemiştir.
Günümüzde insanlar beslenme konusunda daha seçici davranmaktadır. Hastalıklar artmış, doğal ve sağlıklı beslenmenin önemi gün geçtikçe daha fazla anlaşılmıştır. Doğala yöneliş başlamıştır. Bu sebeple doğal yiyecekler araştırılmakta ve tercih edilmektedir. Böylece geleneksel mutfaklara ilgi artmış ve yemek geleneği koruma altına alınmıştır.
Türkiye’de de geleneksel lezzetleri tatma ve tanıtma adına belli tarihlerde belli bölgelerde gastronomi etkinlikleri düzenlenmektedir. Festivaller ve şenliklerle yerel lezzetler tanıtılmaktadır. Son dönemlerde coğrafi işaretleme ile Türkiye’de birçok lezzet koruma altına alınmıştır.

Bu lezzetlerin bazıları aşağıda sıralanmıştır:
-Türk rakısı, 
-Antep fıstığı, 
-Erzincan tulum peyniri, 
-Giresun tombul fındığı, 
-Malatya kayısısı, 
-Şanlıurfa biberi,  
-Kayseri pastırması,  
-Çorum leblebisi, 
-Siirt büryan kebabı,
-Pervari balı, 
-Ege sultani üzümü, 
-Adana kebabı, 
-Zara balı, 
-Afyon sucuğu, 
-Gemlik zeytini,
-İnegöl köftesi, 
-Maraş dondurması, 
-Ezine peyniri, 
-Aydın inciri, 
-Antep baklavası, 
-Antakya künefesi, 
-Finike portakalı, 
-Kırkağaç kavunu,  
-Şanlıurfa çiğ köftesi,  
-Diyarbakır karpuzu, 
-Kayseri mantısı, 
-Afyon kaymağı, 
-Erzurum civil peyniri, 

Gastronomi müzeleri bilinçli seyahat eden turistlerin tercih ettiği ve araştırdığı yerlerdir. Bu müzelerde yiyeceklerin tarihi anlatılır, yiyecek gelenekleri sergilenir, yiyeceklerin yapılış teknikleri gösterilir. Türkiye’de Balıkesir, İzmir ve Çanakkale’de zeytinyağı müzeleri gezilebilir. Türkiye’deki tek şarap müzesi, Tekirdağ’da yer almaktadır. Gaziantep, Şanlıurfa ve Hatay’da yöresel lezzetlerin sergilendiği müzeleri görmek ilginizi çekebilir. Osmanlı Saray Mutfağı ve Türk mutfağı araştırıp ortaya çıktıkça ve korunması adına çalışmalar yapıldıkça Türkiye’nin Gastronomi turizmi açısından değeri de gün geçtikçe artmaktadır.

İnanç Turizmi
Türkiye’nin inanç turizmine verdiği önem büyüktür. Türkiye’de üç semavi din olan Müslümanlık, Hıristiyanlık ve Musevilik dinlerine ait önemli merkezler bulunur. Bu merkezlerde dinlere ait çeşitli eserler ve yapılar vardır. Bu alanlar için gerekli çalışmalar yapılmış ve düzenlenip ziyaretçilere sunulmuştur. Türkiye’nin çeşitli camileri, kiliseleri ve sinagoglarının olması bir alanda daha turizme katkı sağlamıştır. Yıllar öncesine dayanan bu yerler, şu anki toplumlar için geçmişe ışık tutar niteliktedir.

En bilindik yerlerden bazıları şu şekildedir; 
-Sultanahmet Cami
-Ayasofya Cami
-Selimiye Cami
-Ulu Cami
-Stevi Stefan Kilisesi
-Saint Antoine Kilisesi
-Üç Horon Kilisesi
-Mar Petyun Keldani Kilisesi
-Neve Şalom
-Beth Israel
-Sardis Sinagogu
-Büyük Edirne Sinagogu

© Copyright 2020 Online Tourism Partner Tüm hakları saklıdır.